Diyabet Kontrolü ve Komplikasyonları Çalışması (DCCT)

30 Ekim 2013

Kronik komplikasyonlar diyabetin ilerleyen dönemlerinde ortaya çıkan ve ciddi problemlere neden olabilen ikincil durumlardır. Diyabete bağlı kronik komplikasyonlar iyi bir diyabet kontrolü ile önlenebilmekte veya geciktirilebilmektedir.

Diyabete bağlı kronik komplikasyonlar tanı sırasında veya tanıdan bir süre sonra ortaya çıkabilmektedir. Yapılan iki önemli çalışma ile diyabetlilerde kronik komplikasyonları önlemenin temel koşulunun glisemik kontrolü iyileştirmek olduğu gösterilmiştir. Bu çalışmalar Diyabet Kontrolü ve Komplikasyonları (DCCT) çalışması ile İngiltere Prospektif Diyabet Çalışması (UKPDS)’dır.

DCCT çalışması Amerika’da Tip 1 diyabetlilerle yapılan çok merkezli bir çalışmadır. 1983-1993 yılları arasında geleneksel ve yoğun insülin tedavi si uygulanan iki gruptan oluşan 1441 diyabetli, ortalama olarak 6.5 yıl izlenmiştir.

DCCT Çalışması Sonuçları

  • Kan şekerini (glukozunu) düşürmek diyabet risklerini azaltmaktadır.
  • Göz Hastalığı (diyabetik retinopati) için %76 risk azalması mevcut.
  • Böbrek Hastalığı (diyabetik nefropati) için %50 risk azalması mevcut.
  • Sinir Hastalığı (diyabetik nöropati) için %60 risk azalması mevcut.

Yoğun Tedavinin Diyabete Bağlı Göz Hastalığı Üzerindeki Etkisi

DCCT çalışmasına katılanların tümü, retinayı etkileyen bir göz hastalığı olan diyabetik retinopati için tarandılar. Çalışma sonuçları, yoğun tedavinin retinopati gelişim riskini %76 oranında azalttığını gösterdi. Çalışmanın başlangıcında, göz hasarının hafif olduğu katılımcılarda, yoğun tedavi hastalığın ilerlemesini %54 oranında yavaşlattı.

Retina, gözün arka iç kısmında ışığa duyarlı bir dokudur. Ulusal sağlık enstitülerinden biri olan Ulusal Göz Enstitüsü'ne göre, 24.000 kadar diyabetli kişi her yıl görme duyusunu yitirmektedir. Amerika'da, diyabetik göz hasarı (retinopati), 65 yaş altı erişkinlerde, diyabete bağlı görme kaybının en önemli nedenidir.

Yoğun Tedavinin Diyabete Bağlı Böbrek Hasarı Üzerine Etkisi

DCCT olgularında, diyabete bağlı böbrek hastalığı (Nefropati) gelişimi tayin edildi. Bulgular, yoğun tedavinin diyabete bağlı böbrek hastalığı gelişimini önlediğini ve oluşmuşlarda ise ilerlemeyi %50 oranında azalttığını gösterdi.

Diyabetik böbrek hastalığı Birleşik Amerika'da, böbrek yetmezliğinin en sık görülen nedenidir ve Tip 1 diyabetli kişilerde yaşamı tehdit eden en önemli nedendir. 15 yıldan sonra Tip 1 diyabetli kişilerin 1/3'ü böbrek hastalığı geliştirmektedir. Diyabet, böbrekte küçük damarlarda hasar meydana getirir. Bu da kandan, idrarla atılacak toksinleri filtre etme yeteneğini azaltır. Böbrek yetmezliğine gidebilir.

Yoğun Tedavi Diyabetik Sinir Hasarı Üzerine Etkisi

Çalışma sonuçları, sinir hasarı riskinin yoğun tedavideki kişilerde %60 azalmış olduğunu gösterdi.

Diyabetik sinir hastalığı bacaklarda ağrı, uyuşma, iğneleme ve keçeleşme ve ayak, bacak ve parmak uçlarında duyu kaybına neden olabilir. Aynı zamanda, kan basıncını, kalp atımını, sindirim sistemini ve seksüel fonksiyonu kontrol eden sinir uçlarını da etkileyebilir.

Nöropati, diyabetli kişiler arasında ayak ve bacak amputasyonlarının en önemli sebeplerinden biridir.

Yoğun Tedavi Diyabete bağlı Kardiyo-Vasküler Hastalığı Üzerine Etkisi

DCCT olgularında, çalışma başladığında ortalama yaşları 27 olduğu için çok fazla kalbe ilişkin problemler olacağı beklenmiyordu. Bununla birlikte, kardiyogramları alındı. Kan basınçları ölçüldü ve Kardiyo-Vasküler Hastalık Belirtileri aramak için kan yağ seviyeleri için laboratuvar testleri yapıldı. Çalışma, yoğun tedavideki gönüllülerin, kalp hastalığının bir nedeni olan yüksek kolesterol gelişme risklerinde anlamlı düşme olduğunu doğruladı.

DCCT'de Uygulanan Yoğun Tedavi Elementleri

  • Kan glukoz seviyelerini günde dört veya daha fazla test etmek,
  • Günde dört kez insulin injekte etmek veya bir insulin pompası kullanmak,
  • Yiyecek alınımına ve egzersize göre insulin dozlarını ayarlamak,
  • Bir diyet ve egzersiz planı oluşturmak,
  • Bir doktor, bir eğitimci hemşire, diyetisyen ve davranışsal tedavi uygulayıcısından

ibaret olan sağlık ekibini ayda bir kez ziyaret etmek.

Yoğun Tedavi Riskleri Nelerdir?

DCCT'de yoğun tedavinin en anlamlı yan etkisi, bir başka kişiden yardım isteyecek kadar ağır hipoglisemi (düşük kan şekeri) oluşumundaki artma oldu. Yoğun tedavinin diğer olumsuz yönü kilo artmasına neden olmasıdır. Bu da yoğun tedavinin kilolu olan kişilerde dikkatli uygulanmasını gerektirir, daha Tıbbi Beslenme Tedavisi ve Fiziksel Aktivite iyi planlanmalıdır.