Diyabet Aşısı (Vaccines) Diyabeti Önler mi?

23 Ekim 2013

 

Aşı, bilindiği gibi herhangi bir hastalıkta, hastalık ajanı olan nedenin zayıflatılmış şeklinin organizmaya verilmesi, organizmanın immün sisteminin buna karşı antikor oluşturmasıdır. Burada bağışıklık hücreleri yabancı hücre ile savaşa girerler. İmmün sistemde gelişen bu hücreler organizmada 20 yıl, bazen daha da uzun kalabilirler.
Şeker hastalığında hatırlanacağı gibi oto-immün sistem bozukluğuna bağlı olan, tip 1 diyabettir. Gelişen oto-immün reaksiyon T hücre yolu ile beta hücrelerine saldırırlar. Virütik enfeksiyonlar direkt etkili değildir fakat indirekt yolla, immün sistem atağının başlamasına neden olurlar.
Diyabette aşı, immün sistemi frenleyici ve beta hücrelerinin vital immün cevaplarını önleyici olmalıdır. Kanser ve transplantasyonlarda kullanılan ‘immunosupresifler’ gibi tüm immün sistemi bloke etmemelidir.
Timus bezi canlıların immün sisteminin cevabını yapan T hücrelerinin yoğun olduğu yerdir. Bu bezden hazırlanan ekstreler farelerde aşı olarak kullanılmaktadır. Beta hücresindeki bazı moleküllerin T hücresini tanıması gerekir. Bu çok zor bir iştir. Bu moleküllerin verildiği kimselerde beta hücresi immün sistem reaksiyonunda bir artış olmaktadır. Bu reaksiyon diyabeti ağırlaştırabileceği gibi, diyabeti mevcut olmayanda hastalığı da ortaya çıkarabilir. Bazen de diğer oto-immün hastalıklara yol açabilir.
Çalışmalar tip 1 diyabetlilerde immün reaksiyon, kan şekerinin ani artışından genellikle 5-10 yıl önce başlar. Şahısların hastalıklarından haberleri yoktur.
Sorun aşının bu dönemlerde mi yoksa daha önce mi yapılması gerektiğidir?  Hayvan tecrübelerinde bu aşılama T hücresinin tanıdığı en az üç protein molekülünün enjeksiyonu, burundan veya ağızdan verilmesi şeklinde olabilir. Koruyucu etki sıçanlarda hayat boyudur. İnsanlarda aşı olarak insülin, Gad 65 ve heat-shock protein 65 kullanılmaktadır. Bu proteinlerin uyardığı T hücreleri ‘interleukin 10’ salgılamaktadırlar. İnterleuin 10’un protektif (koruyucu) etkisi vardır. ‘İnterleukin 10’ olması için beta hücresinin mevcut olması gerekir. Beta hücresinde bahsettiğimiz proteinlere karşı koruyucu T hücresi oluşması gerekir.
Şimdilik, tip 1 diyabet gibi oto-immün bir hastalıkta hemen aşıya başlamanın erken olduğunu fakat, gelecek için verici çalışmaların devam ettiğini bilmek gerekir.

Aşı, bilindiği gibi herhangi bir hastalıkta, hastalık ajanı olan nedenin zayıflatılmış şeklinin organizmaya verilmesi, organizmanın immün sisteminin buna karşı antikor oluşturmasıdır. Burada bağışıklık hücreleri yabancı hücre ile savaşa girerler. İmmün sistemde gelişen bu hücreler organizmada 20 yıl, bazen daha da uzun kalabilirler.

Şeker hastalığında hatırlanacağı gibi oto-immün sistem bozukluğuna bağlı olan, tip 1 diyabettir. Gelişen oto-immün reaksiyon T hücre yolu ile beta hücrelerine saldırırlar. Virütik enfeksiyonlar direkt etkili değildir fakat indirekt yolla, immün sistem atağının başlamasına neden olurlar.

Diyabette aşı, immün sistemi frenleyici ve beta hücrelerinin vital immün cevaplarını önleyici olmalıdır. Kanser ve transplantasyonlarda kullanılan ‘immunosupresifler’ gibi tüm immün sistemi bloke etmemelidir.

Timus bezi canlıların immün sisteminin cevabını yapan T hücrelerinin yoğun olduğu yerdir. Bu bezden hazırlanan ekstreler farelerde aşı olarak kullanılmaktadır. Beta hücresindeki bazı moleküllerin T hücresini tanıması gerekir. Bu çok zor bir iştir. Bu moleküllerin verildiği kimselerde beta hücresi immün sistem reaksiyonunda bir artış olmaktadır. Bu reaksiyon diyabeti ağırlaştırabileceği gibi, diyabeti mevcut olmayanda hastalığı da ortaya çıkarabilir. Bazen de diğer oto-immün hastalıklara yol açabilir.

Çalışmalar tip 1 diyabetlilerde immün reaksiyon, kan şekerinin ani artışından genellikle 5-10 yıl önce başlar. Şahısların hastalıklarından haberleri yoktur.

Sorun aşının bu dönemlerde mi yoksa daha önce mi yapılması gerektiğidir?  Hayvan tecrübelerinde bu aşılama T hücresinin tanıdığı en az üç protein molekülünün enjeksiyonu, burundan veya ağızdan verilmesi şeklinde olabilir. Koruyucu etki sıçanlarda hayat boyudur. İnsanlarda aşı olarak insülin, Gad 65 ve heat-shock protein 65 kullanılmaktadır. Bu proteinlerin uyardığı T hücreleri ‘interleukin 10’ salgılamaktadırlar. İnterleuin 10’un protektif (koruyucu) etkisi vardır. ‘İnterleukin 10’ olması için beta hücresinin mevcut olması gerekir. Beta hücresinde bahsettiğimiz proteinlere karşı koruyucu T hücresi oluşması gerekir.

Şimdilik, tip 1 diyabet gibi oto-immün bir hastalıkta hemen aşıya başlamanın erken olduğunu fakat, gelecek için verici çalışmaların devam ettiğini bilmek gerekir.